Mor Uçurtma Lila Masalı

O gün parkın ortasında Lila adında bir uçurtma varmış. Lila mor renkteymiş, kuyruğu uzunmuş. Bir ağacın dalına yaslanmış, göğe bakarmış. Uçmak istermiş ama acele etmezmiş. Yanına Minik Çocuk gelmiş. “Hazır mısın Lila?” demiş. Lila ipini hissetmiş. “Hazırım,” demiş. O sırada Rüzgar usulca esmiş. “Ben de buradayım,” demiş. Lila sevinmiş. “Beni yukarı taşır mısın?” Rüzgar gülümsemiş. … Devamını oku

Yıldız Toplayan Kedi Masalı

Çatılardan birinde Maviş yaşarmış. Maviş gri tüylü, mavi gözlü bir kediymiş. Sessizliği severmiş, düşünmeyi bilirmiş. En çok da yıldızlara bakarmış. Ona göre her yıldız bir dilekmiş. O akşam gökyüzü pırıl pırılmış. Maviş kuyruğunu dolamış, içinden bir sıcaklık geçmiş. “Bu gece farklı,” demiş. Yan çatıdan Karga konmuş. “Neye bakıyorsun?” demiş. Maviş yukarıyı göstermiş. “Umutlara.” Karga gülmüş. … Devamını oku

Ormandaki Işık Tohumu Masalı

Sabahın ilk ışıkları ormana doğru düşerken Sincap Fındık uyanmış. Yuvasının önünde duran su damlaları parlamış, rüzgar yapraklara ninni anlatmış. Fındık’ın kalbi sevinçle dolup taşmış çünkü bugün özel bir günmüş. Ormanda herkesin konuştuğu, toprağın derinliklerinde saklanan Işık Tohumu’nun filizlenme zamanı neredeyse gelmişti. Bu tohum filizlenince orman yemyeşil, neşe dolu olurmuş. Fındık dalların arasından aşağı bakmış, arkadaşlarını … Devamını oku

Rüzgarın Unuttuğu Ses Masalı

Uzak bir vadide, rüzgârın yön değiştirdiği noktada yaşayan Miro adında genç bir tavşan vardı. Miro, vadinin sınırlarını keşfetmeyi sever, özellikle yüksek kayaların tepesine çıkarak etrafı izlerdi. Bir sabah, kayalığa çıktığında havada tuhaf bir sessizlik olduğunu fark etti. Normalde bu saatlerde rüzgâr taşların arasından geçer, hafif bir uğultu duyulurdu. Miro etrafına bakıp “Bugün rüzgâr nerede?” dedi. … Devamını oku

Kayanın İçindeki Işık Masalı

Dağların arasında, geniş bir çayırın kenarında yaşayan Kara adında genç bir keçi vardı. Kara, her sabah yüksek kayalıklara tırmanmayı severdi. Bir gün tırmanırken ayağına sert bir şey çarptı. Kaya, diğer kayalardan farklıydı; üzerinde çizikli bir yüzey, ortasında da hafif bir parlama vardı. Kara taşı dikkatle inceledi ve “Bu kayada bir şey var” dedi. Tam o … Devamını oku

Deniz Kıyısındaki Dostluk Masalı

Güneş, nazik ışıklarıyla Denizköy kasabasını aydınlatıyordu. Kasabanın hemen kıyısında, küçük ama renkli bir sahil vardı. Bu sahilde yaşayan çocuklar her sabah denizle oyun oynamak için erkenden uyanırlardı. Eda, denizin kenarında kumdan kaleler yaparken arkadaşlarını bekliyordu.Tam o sırada Baran, elinde bir küçük kova ile yanına geldi: — “Merhaba Eda! Bugün yeni bir oyun oynayacağız. Hazır mısın?” … Devamını oku

Gökyüzü Arkadaşları Masalı

Mavi tepelerin ardında, pırıl pırıl ışıldayan bir vadinin tam ortasında “Renkli Bulutlar Köyü” adında sihirli bir yer vardı. Bu köyün en özel yanı, gökyüzünde yüzen bulutların insanlarla konuşabilmesiydi. Her bulutun ayrı bir kişiliği, ayrı bir rengi ve ayrı bir görevi vardı. Köyün en küçük bulutu Lila, diğer bulutlara göre daha küçük, daha yuvarlak ve daha … Devamını oku

Pamuk Ormanında Neşeli Yolculuk Masalı

Güneşin yumuşak ışıkları ormana yayılırken, Lila adında minik bir tavşan büyük bir heyecanla uyandı. Bugün arkadaşlarıyla birlikte Pamuk Ormanı’nda yeni bir keşif yapacaktı. Lila her yeni günü oyunla karşılamayı çok seviyordu. Evinden çıktı, pofuduk kuyruğu sağa sola sallanıyordu. Tam o sırada en yakın arkadaşı Pofi ona seslendi: “Lila, bugün hangi oyunu oynuyoruz?”Lila sevinçle döndü:“Pofi, bugün … Devamını oku

Lila ve Sihirli Çiçekler Masalı

Bir sabah güneş yavaşça bahçeye doğmuş, kuşlar cıvıldaşmaya başlamış. Küçük Lila, bahçesinde dolaşırken rengârenk çiçeklerin arasında minik bir ışık parlamış. Işığa bakmış ve küçük bir peri görmüş. Peri, kanatlarını hafifçe çırparak Lila’ya gülümsemiş:“Merhaba Lila! Benim adım Pırıltı. Bahçedeki çiçekler biraz üzgünmüş, onları neşelendirmene yardım eder misin?”Lila heyecanla: “Elbette! Ama nasıl yardım edebilirim, Pırıltı?” demiş. Pırıltı … Devamını oku

Minik Kaplumbağa ve Kaybolan Oyuncak Masalı

Minik Kaplumbağa, sabah uyanınca en sevdiği kırmızı topunu görememiş. Panik içinde bahçeyi aramaya başlamış. “Ah, topum nerede olabilir?” demiş kendi kendine. Tam o sırada Neşeli Tavşan gelmiş ve sormuş:“Kaplumbağa, neden üzgünsün?”“Topumu bulamıyorum!” demiş Kaplumbağa üzgünce. Neşeli Tavşan hemen yanına oturmuş. “Merak etme, birlikte arayalım. Belki bahçenin bir köşesinde unutmuşsundur.” demiş. İkisi birlikte gülümseyerek bahçeyi dolaşmaya … Devamını oku