Çatılardan birinde Maviş yaşarmış. Maviş gri tüylü, mavi gözlü bir kediymiş. Sessizliği severmiş, düşünmeyi bilirmiş. En çok da yıldızlara bakarmış. Ona göre her yıldız bir dilekmiş. O akşam gökyüzü pırıl pırılmış. Maviş kuyruğunu dolamış, içinden bir sıcaklık geçmiş. “Bu gece farklı,” demiş. Yan çatıdan Karga konmuş. “Neye bakıyorsun?” demiş. Maviş yukarıyı göstermiş. “Umutlara.” Karga gülmüş. “Yıldızlar uzakta.” Maviş sakin kalmış. “Uzak ama ışıkları burada.” O sırada aşağıdan Küçük Çocuk seslenmiş. “Maviş.” Maviş kulak kabartmış. Çocuk elinde eski bir kavanoz tutuyormuş. “Yıldız topluyorum,” demiş. Maviş meraklanmış. “Nasıl?” Çocuk cevap vermiş. “Işık görünce kalbimde biriktiriyorum.” Maviş’in içi ısınmış. “Ben de yardım ederim,” demiş. Karga şaşırmış. “Ne yapacaksın?” Maviş gözlerini gökyüzünden ayırmamış. “Işığı paylaşacağım.” Gece derinleşmiş. Çatılar susmuş. Maviş bir karar almış. Yıldızların altında yürümüş.
Maviş sokaklardan geçmiş, pencerelerin önünde durmuş. Bir evde yaşlı bir kadın yalnız oturuyormuş. Maviş pencereye yaklaşmış. Kadın gülümsemiş. “Hoş geldin,” demiş. Maviş miyavlamış. Bir evde iki kardeş tartışıyormuş. Maviş aralarına girmiş. “Durun,” demiş. Kardeşler susmuş. Birbirlerine bakmış. Sessizlik büyümüş. Maviş ilerlemiş. Parkta ağlayan bir köpek yavrusu varmış. “Neden üzgünsün?” demiş Maviş. Köpek başını kaldırmış. “Kayboldum.” Maviş kuyruğunu sallamış. “Birlikte buluruz.” Yürümüşler. Yol boyunca Maviş yıldızlara bakmış. Küçük küçük parlamış. Köpek yavrusu cesaret bulmuş. Parkın köşesinde sahibi görünmüş. “Buradayım,” demiş. Köpek sevinçle koşmuş. Maviş kenardan izlemiş. O an bir yıldız daha parlamış. Maviş anlamış. Yıldız toplamak gökten değilmiş. İyiliktenmiş. Sabırdanmış. Empatidenmiş. Gece ilerledikçe Maviş’in adımları hafiflemiş. Yorgunluk yokmuş. Çünkü her durakta bir umut bırakmış.
Şafak yaklaşmış. Maviş yeniden çatıya çıkmış. Küçük Çocuk onu bekliyormuş. “Topladın mı?” demiş. Maviş başını sallamış. “Evet.” Çocuk kavanozu açmış. İçinde ışık yokmuş ama yüzü aydınlanmış. “Bende de doldu,” demiş. Maviş yıldızlara son kez bakmış. Gece bitmiş ama umut kalmış. Karga uzaktan seslenmiş. “Bulabildin mi?” Maviş gülümsemiş. “Zaten buradaymış.” Güneş doğmuş. Çatılar ısınmış. Kasaba uyanmış. Maviş gözlerini kapatmış. İçinde bir sürü yıldız varmış. Artık biliyormuş. Paylaşılan iyilik hiç kaybolmazmış. Ve her kalp, isterse, bir yıldız gibi parlayabilirmiş.