Mor Uçurtma Lila Masalı

O gün parkın ortasında Lila adında bir uçurtma varmış. Lila mor renkteymiş, kuyruğu uzunmuş. Bir ağacın dalına yaslanmış, göğe bakarmış. Uçmak istermiş ama acele etmezmiş. Yanına Minik Çocuk gelmiş. “Hazır mısın Lila?” demiş. Lila ipini hissetmiş. “Hazırım,” demiş. O sırada Rüzgar usulca esmiş. “Ben de buradayım,” demiş. Lila sevinmiş. “Beni yukarı taşır mısın?” Rüzgar gülümsemiş. “Birlikte deneriz.” Minik Çocuk ipi tutmuş. “Ben bırakmam,” demiş. Lila güven duymuş. Kalbi sakinleşmiş. Lila yerden biraz yükselmiş. Sonra duraksamış. Rüzgar yumuşakça konuşmuş. “Sabır,” demiş. Lila dinlemiş. Uçmak için zaman varmış. Minik Çocuk beklemiş. Kimse acele etmemiş. O an Lila uçmanın sadece yukarı çıkmak olmadığını hissetmiş. Güvenle başlamakmış.

Rüzgar biraz güçlenmiş. Lila hafifçe salınmış. “Korkuyorum,” demiş. Rüzgar cevap vermiş. “Yanındayım.” Minik Çocuk eklemiş. “Ben de buradayım.” Lila derin bir nefes almış. Kuyruğu dans etmiş. Gökyüzü yaklaşmış. Bir Kuş yanlarından geçmiş. “Ne kadar renklisin,” demiş. Lila utanmış. “Teşekkür ederim.” Kuş kanat çırpmış. “Yukarıda yer var.” Lila biraz daha yükselmiş. Bir an ip gerilmiş. Lila duraklamış. Rüzgar sakin kalmış. “Dinle,” demiş. “Birlikte hareket edelim.” Lila rüzgârın ritmini hissetmiş. Minik Çocuk ipi gevşetmiş. Uyum oluşmuş. Lila gökyüzünde daireler çizmiş. Parktan alkış sesleri gelmiş. Top oynayan çocuklar bakmış. “Bakın,” demişler. Lila parlamış. Ama kibirlenmemiş. Çünkü yukarıda kalmanın paylaşmakla mümkün olduğunu anlamış. Rüzgarla uyum, ipte güven varmış. Her şey dengedeymiş.

Güneş yavaşça eğilmiş. Lila hala gökyüzündeymiş. Yorulmamış ama sakinleşmiş. Rüzgar fısıldamış. “İnme zamanı.” Lila başını sallamış. “Tamam.” Minik Çocuk ipi toplamış. Lila yumuşakça yere inmiş. Çimenler serinmiş. Lila mutlulukla uzanmış. “Teşekkür ederim,” demiş. Rüzgar esmiş. “Birlikte uçtuk.” Minik Çocuk gülümsemiş. “Birlikte başardık.” Kuş uzaktan seslenmiş. “Gökyüzü seni bekler.” Lila gözlerini kapatmış. İçinde sıcak bir duygu varmış. Dostluk varmış. Güven varmış. Park akşam ışığına bürünmüş. Lila biliyormuş. Uçmak bazen gökte, bazen kalpte olurmuş. O gün gökyüzü bunu ona nazikçe öğretmiş.

Yorum yapın