Sabahın ilk ışıkları ormana doğru düşerken Sincap Fındık uyanmış. Yuvasının önünde duran su damlaları parlamış, rüzgar yapraklara ninni anlatmış. Fındık’ın kalbi sevinçle dolup taşmış çünkü bugün özel bir günmüş. Ormanda herkesin konuştuğu, toprağın derinliklerinde saklanan Işık Tohumu’nun filizlenme zamanı neredeyse gelmişti. Bu tohum filizlenince orman yemyeşil, neşe dolu olurmuş. Fındık dalların arasından aşağı bakmış, arkadaşlarını görmüş. Minik Tavşan gelmiş ve “Günaydın Fındık,” demiş. “Bugün tohum için hazırlık yapacağız.” Ardından Bilge Kaplumbağa ağır adımlarla yaklaşmış. “Sabırla çalışırsak tohum bize gülümser,” demiş. Fındık heyecanla “Ben de yardım edeceğim,” demiş. Kuş dallara konmuş. “Herkese haber verdim,” demiş. O an orman sanki daha neşeli olmuş, ağaçlar kollarını açmış. Fındık içinden bir umut hissetmiş. Bu tohum sadece toprağı değil, kalpleri de aydınlatırmış.
Güneş yükselirken herkes görevine başlamış. Tavşan toprağı eşelemiş. “Burası uygun,” demiş. Kaplumbağa hızlı ama dikkatli bakmış. “Toprak nemli ve sıcak,” demiş. Fındık etrafı kolaçan etmiş. Bir köşede susuz kalan bir çiçek görmüş. Kalbi sıkışmış. “Önce çiçeğe su taşıyalım,” demiş. Kuş kanatlarını çırpmış. “Zamanımız azalıyor,” demiş. Tavşan durmuş. “Fındık haklı,” demiş. Hep birlikte küçük çiçeğe su taşımışlar. Çiçek canlanmış, yaprakları renklenmiş. Sonra tohum için çukur hazırlanmış. Fındık tohumu taşırken biraz yorulmuş ama vazgeçmemiş. “Birlikteyiz,” demiş Kaplumbağa. O sırada rüzgar esmiş, tohumun üzerini sevgiyle örtmüşler. Kuş şarkı söylemiş. “Toprak seni bekliyor,” demiş. Fındık kalbinin hızlı attığını hissetmiş. Herkes sessizce beklemiş. Bu bekleyiş sabır doluymuş, acele yokmuş.
Akşamüstü gökyüzü pembe olurken toprak hafifçe kıpırdamış. Bir filiz başını uzatmış. Filiz ışık gibi parlamış. Orman derin bir nefes almış. Tavşan sevinçle zıplamış. “Başardık,” demiş. Kuş neşeyle dönmüş. “Birlikte yaptık,” demiş. Kaplumbağa gülümsemiş. “Paylaşınca büyüdü,” demiş. Fındık filize yaklaşmış. İçinde bir mutluluk yayılmış. O an anlamış ki yardım etmek, beklemek ve birlikte olmak her şeyi güzelleştirirmiş. Işık Tohumu büyümüş, etrafa yumuşak bir aydınlık yaymış. Orman daha huzurlu olmuş. Gece çökerken yıldızlar filize göz kırpmış. Fındık yuvasına dönerken kalbi mutlulukla doluymuş. Orman sessizce gülümsemiş ve yeni bir gün için uykuya dalmış.