Zamanı Dinleyen Kurbağa Masalı

Gölün kenarında sabah, dalgalar fısıldamış, sazlıklar yavaşça sallanmış. Kaplumbağa Mina, düz bir taşın üzerinde durmuş, göle bakmış. İçinde uzun bir yolun hayali varmış. Bugün gölün öteki kıyısına gitmek istermiş. Yavaşlığıyla tanınırmış ama kalbi hızlı atarmış. Yanına Ördek Limon gelmiş. “Günaydın Mina,” demiş. “Yola mı çıkıyorsun?” Mina gülümsemiş. “Evet,” demiş. “Karşı kıyıda bir çiçek açtı. Onu görmek istiyorum.” Limon kanatlarını çırpmış. “Ben uçup bakabilirim,” demiş. Mina başını sallamış. “Ben kendim gitmek istiyorum,” demiş. O sırada Balık Pırıl suyun içinden zıplamış. “Yol uzun,” demiş. Mina derin bir nefes almış. “Zamanım var,” demiş. “Adım adım giderim.” Güneş gülümsemiş, göl sessizce onaylamış. Mina yürümeye başlamış. Her adımda taşları hissetmiş, suyun serinliğini duymuş. Yol yavaşmış ama kalbi kararlıymış.

Öğleye doğru rüzgar hafifçe esmiş, bulutlar şekil değiştirmiş. Mina bir an durmuş, dinlenmiş. Sabır onun arkadaşıymış. Tam o sırada küçük Kurbağa Zıpır ortaya çıkmış. “Neden duruyorsun?” demiş. Mina sakin bakmış. “Dinleniyorum,” demiş. “Yol uzun.” Zıpır gülmüş. “Ben zıplarım,” demiş. “Hemen varırım.” Mina nazikçe konuşmuş. “Herkesin yolu farklı,” demiş. Zıpır düşünmüş, başını sallamış. Birlikte biraz yürümüşler. Sonra dar bir çamur yolu çıkmış. Mina dikkatle bakmış. Ayağını yavaşça koymuş. Zıpır acele etmiş, kaymış. “Yardım eder misin?” demiş. Mina yanına yaklaşmış. “Elini bana ver,” demiş. Birlikte denge kurmuşlar. Zıpır sevinmiş. “Teşekkür ederim,” demiş. Mina gülümsemiş. Yol devam etmiş. Limon uzaktan seslenmiş. “Her şey yolunda mı?” Mina el sallamış. “Evet,” demiş. “Birlikteyiz.” Pırıl sudan eşlik etmiş. “Sizi izliyorum,” demiş. Mina kendini güvende hissetmiş. Sabır, cesaret ve dostluk yan yana yürümüş.

Akşamüstü göl altın rengine bürünmüş. Karşı kıyı görünmüş. Mina son adımlarını atmış. Çiçek oradaymış. Mor ve parlak. Mina durmuş, çiçeğe bakmış. Kalbi yumuşamış. Zıpır hayranlıkla bakmış. “Beklemeye değdi,” demiş. Limon yanlarına konmuş. “Sen başardın,” demiş. Mina başını kaldırmış. “Zamanı dinledim,” demiş. “O da beni taşıdı.” Pırıl suyun içinden gülümsemiş. “Herkes kendi hızında,” demiş. Göl sessizleşmiş. Mina çiçeğin yanında oturmuş. İçinde huzur varmış. Yavaş adımların da güçlü olduğunu bilmiş. Gün batarken gökyüzü pembe olmuş. O an, sabrın bir yol arkadaşı olduğu anlaşılmış. Mina, eve dönüş yolunu da aynı sakinlikle hayal etmiş.

Yorum yapın