Gökyüzü sabahın erken saatlerinde açık pembe bir renkle parlıyordu. Bu renklerin arasında dolaşan küçük bir bulut vardı; adı Pofu’ydu. Pofu, rüzgarın hafif dokunuşuyla sağa sola süzülüyor, gökyüzünü izliyordu. Aşağıda orman uyanmaya başlıyordu. Ağaçların yaprakları titreşiyor, kuşlar kanatlarını geriyordu. Pofu, ormanı seyretmeyi seviyordu. O sırada ormanın kenarında küçük bir sincap dikkatini çekti. Sincap bir cevizle uğraşıyordu. Cevizi döndürüyor, zorluyor ama açamıyordu. Bir süre sonra sincap başını kaldırıp gökyüzüne baktı ve Pofu’yu fark etti. “Orada kim var?” dedi sincap. Pofu aşağıya doğru süzüldü ve “Ben Pofu’yum” dedi. Sincap cevizi gösterip “Bunu açmam gerekiyor ama çok sert” dedi. Pofu, durumu dikkatle inceledi. Yağmur damlaları oluşturabilecek kadar hafifti. Cevizin üzerine küçük bir damla bıraktı. Damla cevizin kabuğunu biraz gevşetti. Sincap hemen yeniden denedi ve cevizi açabildi. “Oldu” dedi sevinçle. Pofu sincapla birlikte ormana bakmaya devam etti. Bir süre sonra rüzgar hafifçe esti ve Pofu’yu yukarı doğru kaldırdı.
Rüzgar Pofu’ya “Hazırsan biraz daha ilerleyelim” dedi. Pofu ilerlerken aşağıda bir çiçeğin yapraklarının kuru olduğunu gördü. Çiçek güneşe doğru eğilmişti. Pofu çiçeğin üzerine bir damla daha bıraktı. Yapraklar biraz daha canlı görünmeye başladı. Çiçek hafifçe yukarı doğru kıvrıldı. Biraz ileride küçük bir kuş dalda dinleniyordu. Kuşun kanatları yorgun görünüyordu. Dalların arasına biraz gölge düştü. Kuş bunu fark edip “Bu iyi geldi” dedi. Pofu, ormanın içinde bu şekilde dolaşarak küçük dokunuşlar yapmaya devam etti. Ne zaman bir şey görse, onu dikkatle inceliyor ve nasıl yardımcı olacağını düşünüyordu. Rüzgar sessizce eşlik ediyor, Pofu’nun hareketlerini izliyordu. Gökyüzünün rengi sabah pembesinden açık maviye dönüşmüştü. Pofu uzun süre boyunca aynı sakinlikle ormanın üzerinde süzüldü. Ağaçların hışırtısı, kuş sesleri ve rüzgarın sesi birlikte hafif bir melodi oluşturuyordu.
Gün ilerledikçe güneş ormanın üzerine sıcak bir ışık bıraktı. Pofu yavaşça yükseldi. Ormanı tepeden izledi. Sincap dalların arasında koşuyor, kuş kanat çırpıyor, çiçek hafifçe sallanıyordu. Hepsi güne devam ediyordu. Rüzgar Pofu’ya “Bugün güzel bir sabahtı” dedi. Pofu gökyüzünde hafifçe döndü ve ormana son kez baktı. Orman sakin, düzenli ve canlı görünüyordu. Pofu bu görüntüyü yanına alır gibi bir süre durdu. Sonra rüzgarla birlikte yoluna devam etti. Gökyüzü yavaşça öğle ışığına doğru açılırken Pofu sessizce ilerledi. Ormanın sabahı bitmişti ama Pofu’nun yolculuğu sürüyordu. Böylece günün ilk saatleri huzurla tamamlandı.