Yeşil çayırların arasına saklanmış sakin bir vadi varmış; bu vadinin en mutlu sakinlerinden biri de uzun boylu, meraklı ve kibar bir zürafa olan Mina imiş. Mina’nın boyu o kadar uzunmuş ki en yüksek ağaçların yapraklarına rahatça ulaşırmış, fakat o her zaman en taze yaprağı dostlarıyla paylaşmayı severmiş. Sabah güneşi çayırın üzerine yumuşak bir ışık bırakınca Mina büyük bir neşeyle yürüyüşüne başlamış; rüzgâr hafifçe boynuna dokunmuş, çiçeklerin kokusu etrafa yayılmış. Mina her sabah bu yeşil vadide dolaşmayı çok seviyormuş çünkü her köşesinde başka bir güzellik saklı dururmuş. O gün de vadide huzur dolu bir sessizlik varmış; derelerin şırıltısı ve kuşların hafif cıvıltısı Mina’nın kalbini ısıtmış.
Mina biraz ilerleyince minik dostlarıyla karşılaşmış: Tavşan Pufi çiçek topluyormuş, Kaplumbağa Lila güneşleniyormuş, Serçe Nilo ise dalların üzerinde dans eder gibi uçuyormuş. Hepsi Mina’yı görünce gülümsemiş. Pufi sevinçle “Mina, en yüksek dallardaki tatlı yapraklara ulaşabilir misin?” diye sormuş. Mina gülümseyip başını eğmiş ve “Elbette, ister misiniz biraz getireyim?” demiş. Pufi ve Lila büyük bir mutlulukla “Evet!” diye cevap vermiş. Mina boynunu yukarı doğru uzatmış, rüzgârın hafifçe salladığı en taze yaprakları toplamış. Yaprakların kokusu mis gibiymiş; Mina onları dostlarına dağıtmış, hepsi birlikte göl kenarına oturup yemeye başlamış. O sırada Nilo hafifçe yere konmuş ve “Siz paylaşınca her şey daha güzel oluyor” demiş. Mina’nın kalbi sevgiyle dolmuş çünkü en mutlu olduğu anlar böyle anlar imiş.
Günün ilerleyen saatlerinde vadide tatlı bir gölge düşmüş, hava serinlemiş. Mina çayırın ortasında durup dostlarına bakmış; herkes mutluymuş, herkes huzurluymuş. O an Mina içinden “Paylaşınca vadinin rengi bile güzelleşiyor” diye geçirmiş. Sonra yüksek bir kayaya tırmanıp etrafa bakınmış; yeşilliğin sonsuz gibi uzanan görüntüsü kalbine umut vermiş. “Bugün de dostlukla dolu bir gün oldu” demiş kendi kendine. Akşam güneşi gökyüzünü pembe ve sarı renklere boyamış; vadinin üzerine yumuşak bir ışık düşmüş. Mina dostlarına veda etmiş, hepsi gülümseyerek el sallamış. O gece Mina yıldızlara bakmış ve içindeki sıcaklıkla uykuya dalmış. Vadinin huzuru da onunla birlikte uyumuş.